TRABZON UMKE
ULUSAL MEDİKAL KURTARMA EKİBİ

TRABZON UMKE - HOŞGELDİNİZ...
 

 

Forum güncellenmiştir.. Dİkkatinize !!!
Foruma üye olan arkadaşların tanışma kısmında kendileri hakkında kısaca tanıtıcı bilgi girmelerini önemle rica ederiz.. Trabzon UMKE
......................................................................................

Ahmet Ercan: 7.2 lik bir deprem olabilir

Yunanistan daki depremi değerlendiren Prof. Dr. Ahmet Ercan, Fethiye-Çameli-Burdur kolunun da depreme gebe olduğunu belirterek, "Tam Fethiye de olacak diyemesem de bu kuşakta 6 ila 7.2 arasında deprem olacak. Bu bölgede olacak deprem benim için sürpriz olmaz" dedi.
Merkez üssü Mora yarımadasının güneyindeki Methoni olan 6.5 büyüklüğündeki sarsıntının ardından Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Ercan, İHA muhabirinin depreme ilişkin sorularını yanıtladı. Kaşkolunun da yardımıyla deprem hattını uygulamalı olarak gösteren Prof. Dr. Ercan, "Bunun bir ucu Rodos, burası Fethiye. Fethiye ye yakın uçlarda Çameli ve Burdur var. Buna Girit-Rodos-Fethiye yayı diyoruz. Deprem bunun üzerinde geziniyor. Ama en etkili olduğu yer Mora kesimi ve diğer taraftaki Fethiye-Burdur-Çameli kesimi. Buralar sallanıyor" dedi.
Bu bölgelerde 4-5 aydır öncü depremler yaşandığını ve bunun da bir gerginlik birikimi olduğunu gösterdiğini belirten Ercan, "Dolayısıyla yay boyunca Ege ve Anadolu nun altına yaklaşık 17 derece ile yaklaşık 700 kilometreye kadar dalmış durumda. Burada bir gerginlik boşalması oldu. Orada da bir gerginlik boşalması bekliyorum. 40 gün önce Mora da bir deprem olacağını söylemiştim. Diğer kesim de bana göre duyarlı. Fethiye-Burdur kesiminde de büyük bir gerginlik bekliyorum. Bu da büyük bir sürpriz olmaz" diye konuştu.
Bu depremin zamanın belirleyebilmek için bölgede ayrıntılı inceleme yapılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Ahmet Ercan, "Bana göre Rodos-Fethiye-Çameli-Burdur kolu, buralar bir depreme gebe. Yapacağımız olay bundan sonra yerleşim alanlarının sınıflandırılmasıdır. Benim en çok korktuğum yer Fethiye. Fethiye daha önce büyük bir deprem gördü. Ama ne yazık ki aynı çatal ağza yapılaşmaya devam ettiler. Fethiye de bu konu ile ilgili konuşma yaptım, onları uyardım. Likyalılar Fethiye nin tepelerin yapı yapmıştır. Bu yüzden birçok depremde zarar görmemişlerdir. Ama ne yazık ki cumhuriyet döneminden sonra Fethiye deki çatal ağza, yani o gevşek jöle gibi olan yere yapılaşma devam etmiştir. Dolayısıyla yapmamız gereken o yapıları güçlendirmek değil, yıkmaktır. Tam Fethiye de olacak diyemesem de ama bu kuşakta deprem olacak" şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Ercan, bu bölgede deprem etkinliklerinin yaklaşık 1-2 yıldır oldukça gergin olduğunu belirterek şu açıklamalarda bulundu:
"Bu dalma batma kuşağının Türkiye kolu Fethiye-Burdur-Çameli dir. Dolayısıyla bu bölge deprem etkinlikleriyle yaklaşık 1-2 yıldır oldukça gergin olduğunu gösteriyor. Burada beklenen deprem büyüklüğü 6 ila 7.2 arasında olacaktır. Çünkü bu büyüklükteki bir deprem buradaki gerginliği boşaltır. Fethiye-Burdur-Çameli tarafında 48-50 yıldır deprem olmuyor. Bu bölgede olacak bir deprem benim için sürpriz olmaz. Önemli olan deprem olduktan sonra ah vah demek değil, deprem olmadan önce uyarmak. Ben de bu uyarıyı şimdi yapıyorum ve gereğinin yapılmasını istiyorum.

......................................................................................................................................

Yunanistan da büyük deprem !

Yunanistan ın güneyinde ilk ölçüme göre 7,3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.Amerikan Jeolojik Araştırmalar Merkezi USGS, önce 7,3 olarak belirttiği depremin büyüklüğünü 6,7 olarak düzeltti. Merkez üssünün ise Kalamata kentinin 61 kilometre güneybatısında ve 43 kilometre derinlikte olduğunu duyurdu.

ATİNA 6.5 OLARAK AÇIKLADI

Atina Jeodinamik Kurumu öğle saatlerinin hemen ardından Atina da da hissedilen Richter ölçeğiyle 6.5 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini bildirdi.
Meydana gelen deprem sonrası ölü ve yaralı veya binalarda hasar olduğuna ilişkin bir bilgi alınamadı.
Görgü tanıkları depremin ülkenin başkentinin tamamında hissedildiğini ve en az 15 saniye sürdüğünü söylediler. Atina da da hissedilen deprem nedeniyle insanlar sokaklara kaçıştı.
Basın-yayın organları, Mora yarımadasından Girit Adasına kadar hissedilen depremin ilk belirlemelere göre can ve mal kaybına yol açmadığını duyurdu.
Yunanlı deprem bilimciler, halka soğukkanlı olma çağrısınnda bulunurken artçı depremler beklendiğini kaydetti.

Ocak ayının sonlarında Atina da 5 büyüklüğünde bir deprem hissedilmiş ancak bir hasara yol açmamıştı.

......................................................................................................................................

İran da deprem

İran da Richter ölçeğine göre 4,3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiği ve depremde 10 kişinin yaralandığı bildirildi...
İran televizyonunun haberinde, ülkenin batısında geceyarısına doğru meydana gelen depremde, Şahar Mahal Bahtiyari eyaletindeki Nasırabad köyünde 70 evin hasar gördüğü ve 10 kişinin yaralandığı belirtildi.
İran da 26 Aralık 2003 te Bam kentini vuran depremde 31 bin kişi hayatını kaybetti.

......................................................................................................................................

AMBULANSLAR YOLDA RALLİ YAPIYOR
İstanbul Kadıköy’de meydana gelen yaralanmalı bir kazaya gidebilmek için büyük çaba harcayan ambulanslar adeta off-road yaptı.Arızalandığı için aracını emniyet şeridine çeken araca bu şeridi kullanarak gitmeye çalışan Tarık Ünsal’ın kullandığı minibüs hızla çarptı. Çarpmanın etksiyle otomobil yola fırladı. Kazada otomobildeki

3 kadınla minibüs sürücüsü yaralandı. İşte bu sırada yaralıları kurtarmak için olay yerine gelmeye çalışan ambulanslar, kabus yaşadı. Emniyet şeridi “çabuk gitmek” isteyen sürücüler tarafından tıkandığı için su kanalını kullananan ambulanslar çok güç anlar yaşayarak yaralılara ulaştı. Sevindirici durum yaralıların durumunun kritik olmamasıydı.

......................................................................................................................................

HASTANEDE ERKEK HEMŞİRE KRİZİ
Alınan bilgiye göre, D.D, rahatsızlanan boşandığı eşi P.T'yi Ereğli Devlet Hastanesi Acil Servisine götürdü. Acilde görevli doktor Kenan Şahin, P.T'yi muayene etmesinin ardından
iğne yapılması talimatını verdi. İğnenin erkek hemşire tarafından yapıldığını fark eden D.D, buna tepki gösterdi, doktor Şahin'le tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine hastane polisi olaya müdahalede bulundu, D.Dyi, gözaltına aldı.
Hastayı muayene ettikten sonra iğne yapılması konusunda hemşirelere talimat verdiğini anlatan Şahin, şöyle dedi: "Acilde yoğunluk olduğundan iğneyi erkek hemşire yapacaktı. O sırada hastanın eşi olduğunu söyleyen kişi duruma müdahale etti. Kendisine böyle bir hakları olmadığını, bunun çalışma düzenlerini bozacağını, bekleyen diğer hastaların da hayati tehlikesi olabileceğini anlatmaya çalıştım. Ancak hakarete uğradım. Benim için hastanın sağlığı önemli."
......................................................................................................................................


Uçak kazalarının, depremlerin sebebi yerde değil gökte!

Depremler, iklim değişiklikleri, uçak kazaları gibi felaketlerin kaynağını yerde değil gökte arayın. Bilim adamları yeryüzündeki faciaları uzay havasının şekillendirdiği konusunda hemfikir
Uzaydakiİ hava değişimleri Dünya’nın felaketi oluyor. İklim değişimi, depremler, uçak ve tren kazaları, maden petrol arama çalışmalarında aksaklıklar, gaz boru sistemlerinde bozukluk, iletişim ağında kopukluk, kanser vakalarında artış gibi yüzlerce olumsuzluğun sorumlusunu yerde değil gökte aramak gerek. ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Yurdanur Tulunay, uzaydaki hava değişimleri ve fırtınaların günlük hayatımızı etkilediğini açıkladı.
BUZUL ÇAĞI KAPIDA
‘Güneş fırtınaları, Manyetosfer, İyonosfer ve yer manyetik alanı fırtınalarını tetikler’ diyen Tulunay, 1999 Marmara Depremi’nden önce İyonosfer’de olağan dışı iniş çıkışlar yaşandığını anlattı. Prof. Dr. Tulunay, güneş lekelerinin ise iklim değişikliklerinde de etkili olabileceğini ifade etti. Tulunay, 2008 yılında güneş lekeleri sayısının 8-10 gibi çok düşük düzeyde olmasının beklendiğini söyledi ve uyardı: ‘1600’lü yıllarda 50’nin altında olan güneş lekeleri yüzünden dünyada küçük buzul çağı yaşanmıştı.’

.....................................................................................................................................

Yoksulluk sınırı 2.463 YTL
Türkiye Kamu-Sen, Ocak ayında dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırını 2 bin 463 YTL, çalışan tek kişinin açlık sınırını ise 940 YTL olarak hesapladı.
Türkiye Kamu-Sen den yapılan açıklamada, Ar-Ge Merkezinin, Türkiye İstatistik Kurumundan (TÜİK) alınan Ocak 2008 fiyatlarına göre gerçekleştirdiği araştırmaya göre, çalışan tek kişinin açlık sınırının Aralık 2007 ye göre yüzde 5,06 oranında artarak 940 YTL 26 YKr olduğu belirtildi.
Açıklamada, gıda, giyim, sağlık, barınma ve eğitim başta olmak üzere, 14 harcama kalıbı esas alınarak belirlenen dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının ise bir önceki aya göre yüzde 5,78 oranında artarak 2 bin 463 YTL 84 YKr, çalışan tek kişinin yoksulluk sınırının ise bin 234 YTL 86 YKr olarak hesaplandığı ifade edildi.

......................................................................................................................................

Hokus Focus..Isparta da 57 kişiye mezar olan Atlas-Jet uçağını kiralayan World Focus imaj tazeledi. Logo ve ismini değiştirip yeniden hizmet vermeye başladı....
Geçen Kasım da Isparta da düşerek 57 kişinin ölümüne neden olan uçağı kiralayan World Focus Havayolları, imaj yenilemeye çalışıyor. İsmini Anka Air olarak değiştiren firma, Atatürk Havalimanı ndaki apronda uçaklarını boyatıp yeni logolarıyla süsledi. Sıkıntıya giren şirket yetkilileri, uçaklarını yeniden kullanılabilmesi için havayolu şirketlerine uygun fiyatlarla kiralamaya çalışıyor.
Kötü imajını sildi!
57 kişinin hayatını kaybettiği Isparta daki uçak kazasıyla gündeme gelen World Focus Havayolları, kötü imajından kurtulmak için ismini ve logosunu değiştirdi.
ABD ye ait World Focus Havayolları, Isparta da meydana gelen ve 57 kişinin hayatını kaybettiği kazanın ardından yaşadığı sıkıntılardan kurtulmak için isim ve logosunu değiştirdi.
YENİ ADI ANKA OLDU
Filosundaki 3 uçaktan 1 i düştükten sonra İran ve Eritre de kiralık bulunan 2 uçağını yeni firmalara kiralamakta güçlük çeken şirket, tarihte küllerinden doğan kuş olarak bilinen "Anka" adını alarak geçmişin izlerini silmek istiyor. Bir süre önce Atatürk Havalimanı ndaki MNG Teknik Hangarı nda yeni logo ve ismiyle boyanan uçaklar apronda park halinde bekletilirken, şirket yetkilileri uçakların yeniden yurt dışındaki havayolu şirketlerine kiralanması için görüşmelerini sürdürüyor

......................................................................................................................................

20 bin Türk ün toplu mezarı bulundu
Bitlis te Ermeni çeteleri ve Rus Kazakları tarafından katliama uğramış 20 bin kişilik toplu mezar bulundu.
Mutki ilçesine bağlı Kavakbaşı köyünde Ermeniler ve Rus Kazakları tarafından katledilmiş 20 bin civarında Türk ün bulunduğu toplu mezardaki cesetlerin çocuk, kadın, yaşlı ve askerlere ait olduğu bildirildi.
1. Dünya Savaşı nda Ermeni Çetelerinin Katliamına Uğramış Mağdurlar Derneği Başkanı Törehan Serdar, 1915 yılında Rus ordusunun Bitlis i ilk işgalinde yapılan katliamda yaklaşık Kavakbaşı köyünde 20 bin kişinin katledildiğini ifade etti.
Törehan Serdar, katliamı yapan Rus Kazakların ve Ermenilerin iz kalmaması için katlettikleri insanları toplu olarak gömdüklerini belirtti.
Serdar, gömülen cesetlerin Türklere ait olduğunun belirlendiğini, aralarında kadın, yaşlı, asker ve çocuklara ait iskeletlerin de yer aldığı buluntular üzerinde incelemelerin sürdürüldüğünü kaydetti.24 Nisan'ı sözde soykırım günü ilan ettirmek için tüm dünyada seferber olan Ermenilerin Türklere yönelik katliamlarından birinin daha gün yüzüne çıktığını vurgulayan Serdar, Ermenilerin ve Rus Kazakları'nın Türkiye'de yaptıkları en büyük katliam olduğunu ifade etti.Serdar, "20 bin kişiye ait olduğu sanılan ve kazı çalışmaları devam eden toplu mezar vahşeti, kanıt olarak gösterilecek. Ermeniler ellerine pankart alıp Türkiye'yi katliamla suçlamayı biliyorlar, fakat tarihi hiç bilmiyorlar ya da işlerine gelmiyor. İşte katliam diyenlere belge. Kim kimi katletmiş işte kanıt." diye konuştu.

......................................................................................................................................

İnterneti kabusa çevirecek planlar



Dev bir istihbarat operasyonu var. Hedef ülkelerin en zayıf yönü vuruluyor. Ortadoğu boyun eğmez, para ve kaynaklarını vermeyi reddederse karanlığı gömülecek....

Denizlerde neler oluyor! Bu soru çok önemli ve inanıyorum çokça soracağız bundan sonra. Çünkü okyanusların derinliklerinde olağandışı gelişmelere tanık oluyoruz. Birbirinden bağımsız gibi görünen, birbirinden çok uzak noktalarda meydana gelen ama nedense aynı sonuçlara yönelen zincirleme olaylar, bize göre, son derece korkutucu bir geleceğe ışık tutuyor.

İnsanoğlunun; devletler, ekonomi, siyaset, güvenlik, üretim ve tüketim üzerindeki bağımlılığının en yoğun olduğu bir çağda, bu bağımlılığın en zayıf halkasını hedef alan, bildiğimiz savaş örneklerinin çok dışında bir savaşın, enformasyon savaşının ayak seslerini işitiyoruz.

Birileri, denizlerin altında, o zifiri karanlıkta, en az o kadar karanlık şeylerle meşgul. Üstelik bu karanlık operasyonun tek hedefi, küresel savaş çağında, kapsamı ve süresi belli olmayan bu savaş çağında, yine aynı coğrafya. Bu yeni tür savaş, içinde bulunduğumuz coğrafyayı karanlığa gömmenin, diz çöktürmenin, dünyanın geri kalanıyla bütün iletişimini agresif biçimde kontrol etmenin, “hayır” diyebileceklere gözdağı vermenin tatbikatı niteliğinde..

Salı günü “Denizde ABD-İsrail sabotajı” başlığı altında özetledim.. Başta İran olmak üzere, İsrail ve Irak dışında bütün bölge ülkeleri etkileyen, dünya ile iletişimini zora sokan, 30 Ocak'ta başlayıp hala devam eden, “kaza” olarak açıklanan ama kimsenin inanmadığı bir denizaltı operasyonunu haber verdim.

Dünyanın belli başlı bölgelerinde, birbirinden çok uzaklarda, Müslüman ülkelerin dünya ile iletişimini sağlayan fiber optik kablolar birbiri ardına kesilir oldu. O yazıda dört günde beş kablonun kesildiğini haber vermiştim. Ama sabotajlar devam ediyor. Şu ana kadar bilinen dokuz ayrı bölgede fiber optik kablolar kesildi. Hepsi de Kuzey Afrika'dan Malezya'ya kadar bütün ülkeleri etkileyecek nitelikte kablolar. Bu bölgelerin dünya ile iletişimin sağlayan hatlar.

30 Ocak: Mısır'ın İskenderiye açıklarında iki kablo kesiliyor. Aynı zamanda yine aynı bölgeden geçen, Fransa'nın Marsilya kıyılarına yakın bir kablo daha kesiliyor. Bu daha başlangıç. 1 Şubat: Süveyş Kanalı'ndan geçen kablo kesiliyor. İki gün sonra Basra Körfezi'nde Dubai'nin 55 kilometre açığında bir başka kablo kesiliyor. 3 Şubat: Katar ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki kablo kesiliyor. 4 Şubat: Basra Körfezi'nde Bandar Abbas yakınından geçen fiber optik kablo kesiliyor. Aynı gün Malezya'nın Penang adası açığından geçen fiber optik kablo kesiliyor.

Yani: Dünyanın en önemli iletişim hatlarından olan, internetten telefona, bankacılıktan havacılığa bütün iletişimi sağlayan şu hatların aynı günlerde kesilmesine ne diyebiliriz?

1-Marsilya-Fransa. 2- İskenderiye açıklarında iki kablo. 3- Dubai açıklarında bir fiber optik kablo. 4- Katar ve BAE arasındaki kablo. 5- Süveyş Kanalı'ndaki kablo. 6-Malezya, Penan açıklarından geçen kablo. Şu an bilinen dokuz tane fiber optik kablonun kesildiği. Daha rapor edilmeyen bir çok sabotaj olduğu söyleniyor.

Hepsi Müslüman ülkelerin iletişimini sağlıyor. Hepsi Müslüman ülkelere yakın denizlerde oluyor. İkisi hariç hepsi Müslüman ülkelere ait denizlerde oluyor.

Sonuç: İran'ın iletişimi tamamen durdu. BAE'de 1. 7 milyon, Hindistan'da 60 milyon, Pakistan'da 12 milyon, Mısır'da 6 milyon, S. Arabistan'da 4.7 milyon kişinin iletişimi kesildi.

Bütün bunların kaza olduğuna inanmıyoruz. Bunun mümkün olmadığını herkes biliyor. O zaman bunu adını ne koyacağız? Müslüman ülkeleri ve onların dünyanın belli merkezleriyle iletişimini hedef alan sabotajlar zinciri bu. Sanki ilk yoklama. Ne kadar yapılabileceğini, nasıl sonuçlar alınabileceğini, ne tür zararlar verilebileceğini ölçmek için denemeler.

Tam bu sırada bazıları gözlerini ABD'ye dikiyor. Tabi en yakın müttefiki İsrail'e. Özellikle USS Jimmy Carter isimli dev denizaltıya. Bu denizaltının benzer operasyonlara göre dizayn edildiği, şu an nerde olduğunun bilinmediği, Deniz Kuvvetleri'nin sitelerindeki bilgilerinin silindiği, Seewolf sınıfı diğer denizaltılardan çok daha büyük yapıldığı, denizaltı gözetleme ve benzer operasyonlara göre donatıldığı belirtiliyor.

Bir denizaltı istihbarat merkezi olan bu denizaltının bütün iletişimi kesebilecek ve yönlendirebilecek kapasitede olduğu belirtiliyor. Ancak operasyonun çok daha kapsamlı olduğu, bazı telekomünikasyon şirketleri, İsrail ve ABD istihbaratlarının ortak çalışmalarını içerdiği de iddia ediliyor. Tam da bu sırada, ABD Savunma Bakanlığı'nın “enformasyon savaşı”na ilişkin raporu dışarı sızıyor. Ne rastlantı!

Tam da bu sırada: İran Şubat ayında doların geçersiz olacağı petrol borsasını açacak. Petrol zengini ülkelerden oluşan Körfez İşbirliği Konseyi ortak para birliğini geçme kararı aldı. ABD'nin petrol zengini müttefikleri dolar rezervlerini azaltma kararı aldı. Rusya, kendi denizlerinde kablolarını korumak için askeri harekatlara başladı. Ekonomik savaş, dolar savaşı alabildiğine tehdit edici noktalara tırmandı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında İngilizler'in Alman hatlarını kestiği gibi, Soğuk Savaş döneminde ABD'nin, Kuril Adaları'nda Sovyetler'e yapmaya çalıştığı gibi bir operasyon var ortada. Ama tarihte hiç bu kadarı olmamıştı. Bir adım sonrasında ne var?

Dev bir istihbarat operasyonu yapılıyor. Hedef ülkelerin en zayıf yönü vuruluyor. Bu, şimdilik bir tatbikat. Gerilim tırmanırsa çok daha kapsamlı olacak. Ortadoğu boyun eğmezse, parasını ve kaynaklarını vermeyi reddederse karanlığı gömülecek. Böyle bir tehdit bu. Ve bazıları için İran'a saldırının habercisi.

......................................................................................................................................

Yalova da Deprem Tatbikatı

Yalova da düzenlenen "Ulak" kod adlı deprem tatbikatı ile telsiz muhaberesi ve yeni kurulan motorize ekiplerin koordinasyonu denendi.

Yalova’da gerçekleşen deprem tatbikatı oldukça başarılı bir şekilde gerçekleştirildi. Senaryo gereği olan 7 şiddetindeki deprem tatbikatı sonrasında basın mensuplarına açıklamada bulunan Yalova Valisi Doç. Dr. Yusuf Erbay, Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen uygulamalar hususunda bilgiler verdi..

Alternatif Tahliye ve Yardım Yollarının, Geniş Alan Kaplama Telsiz Haberleşme Sisteminin ve İl Afetler Acil Yardım Planında görevleri bulunan Motorize Birliklerin, farklı disiplinlerle çalışmasını sağlayacak olan ‘Motorize Birlikler Ulaşım, Keşif ve Haberleşme (Ulak) Tatbikatı’, önceki gün, büyük bir başarı ile yapıldı.

Yalova İl Özel İdaresi Afet Yönetim Merkezi Koordinatörlüğünde yapılan tatbikatın icra edicisi olarak, Yalova İl Özel İdaresi Afet Yönetim Merkezi, Elmalık, Kazımiye, Kirazlı, Sugören Köy Muhtarları, Emniyet Müdürlüğü Motorlu Şahin Ekipleri, Jandarma Komutanlığı, Sağlık Müdürlüğü 112 Ambulansı ve UMKE, İl Kurtarma ve Yardım Komitesi, İlk Yardım ve Sağlık Hizmetleri Grup Başkanı, Güvenlik Hizmetleri Grup Başkanı, Kara - Hava Ulaşım Hizmetleri Grup Başkanı, Basın Yayın Hizmetleri Grup Başkanı ve Yalova Motosiklet ve Motor Sporları Derneği, Yalova İli Afetler Acil Yardım Planında görevli diğer tüm Hizmet Grup Başkanları da tatbikatta izleyici ve gözlemci olarak katıldılar.

7 ŞİDDETİNDE DEPREM OLDU

Deprem olduğu varsayılan bir senaryo üzerinden gerçekleştirilen deprem tatbikatı, İl Kurtarma ve Yardım Komitesi Başkanı Vali Doç. Dr. Yusuf Erbay öncülüğünde saat 13.00’te Valilik binası önünde toplanılması ile resmen başlatılmış oldu. 13.05’te deprem oldu duyurusu ile başlayan tatbikat, Valilik, Tonami Meydanı, Elmalık Yol Girişi, Kazimiye Yol Sapağı ile Elmalık Köyü, Elmalık Köy dışı yolları ve İstihkam Tepe Yol Güzergahı’nda son buldu.

KÖPRÜLER ÇÖKTÜ, HEYELAN OLDU


‘Motorize Birlikler Ulaşım, Keşif ve Haberleşme (Ulak) Tatbikatı’ gereği, bölgemizi etkileyen ‘7’ şiddetinde bir deprem meydana geldiği ve meydana gelen depremde ilimizde büyük hasar oluşturduğu, ayrıca can kayıpları olduğu varsayıldı. Sarsıntının bitiminin ardından, İl Özel İdaresi Afet Yönetim Merkezi bünyesinde Yalova ilinde kurulan geniş alan kaplama telsiz sistemi kullanılarak, köy ve mahalle muhtarlarından durumlarıyla ilgili bilgiler gelmeye başladı.

İl Kurtarma ve Yardım Komitesi, Vali Erbay başkanlığında, Afet Yönetim Merkezinde toplandı. Bu sırada, İl Afetler Acil Yardım Planı, Kara - Hava Ulaşım Hizmetleri Grubuna bağlı olarak çalışan motorize keşif birlikleri ve köy muhtarları tarafından telsiz haberleşmesi ile, devlet hastanesine giden köprünün çöktüğü, alternatif olarak Elmalık Yolu - Kazımiye - Sultaniye Köyü üzerinden Çiftlikköy Belediyesi kavşağına varılması gerektiği bildirildi.

Ayrıca, Soğucak girişinde heyelan nedeni ile ulaşıma kapandığı, bu sebeple de yolun Yeşil- Mavi yol içinde yer alan yardım ve tahliye yollarından Elmalık Yolu - Kirazlı Köyü - Sugören Köyü güzergahı ile Yalova - Bursa Yolunun kullanılmasının uygun olacağı İl Kurtarma ve Yardım Komitesine iletildi.

YARALILARA MÜDAHELE EDİLDİ

Ulak Tatbikatı, Kirazlı köy muhtarı tarafından telsiz haberi ile köyde tıbbi yardıma ihtiyacının olduğunun bildirilmesi ile devam etti. Telsiz sistemini içinde yer alan 112 Sağlık komuta, Merkez istasyonunu yaralıya yönlendirdi. Yola çıkan 112 Ambulansı, Bursa yolunun kapalı olması nedeniyle, Alternatif yoldan köye ulaşmaya çalıştı.

Kazımiye Köyü yol ayrımında bulunan Yol Hasar ve Tespit Grubu grubu, telsizle Bursa - Yalova alternatif yol trafiğinin sıkışık olduğunu bildirerek, 112 ambulansından ve Yol hasar tespit grubundan gelen telsiz ihbarı üzerine, Afet Yönetim Merkezi, Haberleşme (Ulak) grubu motorize ekiplerini yönlendirerek, Sağlık Müdürlüğü bünyesinde bulunan UMKE ekiplerini, tıbbi müdahale için alarak, Kirazlı köyüne ulaştırılmasını sağladı.

Kirazlı köyü minibüs durağında bulunan yaralılara müdahale eden UMKE ekipleri, tıbbi müdahalelerini tamamlayarak, yaralıların bazılarını yerinde tedavi ederken, 1 yaralı da gelen 112 ambulansına teslim edildi.

MOTORİZE EKİPLER TÜRKİYE’DE İLK

Tatbikatta telsiz haberleşmesi ile birlikte gelen bilgiler dahilinde İl Kurtarma ve Yardım Komitesi, Vali Erbay başkanlığında, motorize ekiplerin öncülüğünde Bursa - Yalova Elmalık alternatif yolunun değerlendirmesini yapmak üzere yola çıktılar.

Ekipler, daha sonra tüm katılımcılarla birlikte Elmalık Köyü / İstihkâm Tepesi Mesire Alanı’na yöneldiler ve tatbikat 1 saat içinde sona erdi. Burada basın mensuplarına bilgilendirmede bulunan Vali Doç. Dr. Yusuf Erbay, ‘Motorize Birlikler Ulaşım, Keşif ve Haberleşme (Ulak) Tatbikatı’ ile amaçladıklarını şu şekilde anlattı, “Bugünkü tatbikatımız ile, öncelikle olası bir deprem esnasında sadece bir saat içinde yapabileceklerimizi göstermeye çalıştık.

Geniş alan kaplama telsiz haberleşme sisteminin nasıl çalıştığını ve alternatif tahliye yollarının güvenliğini de göstermeyi amaçladık. Ancak en önemlisi, il afetler acil yardım planında görevleri bulunan motorize birliklerin Türkiye çapında bir ilk olduğunu vurgulamaktı. Yalova Motosiklet ve Motor Sporları Kulübü tarafından gelen teklif sonucunda böyle bir ekip kurduk. Böylece olası deprem felaketi anında, sivil bir kuruluşla da işbirliği halinde olacağız